Bugun...
istanbul evden eve nakliyatreplika saatbahcelievler evden eve nakliyat

duzce satilik daire

pendik evden eve nakliyat

/a>
İLİŞKİLERDE GÜVEN PROBLEMİ


Psikolog Sibel AKAR
yenimanisagazetesi@gmail.com
 
 

”İlişkilerde Güven Sorunu“ haydi bakalım buyurun buradan yakın. Daha bir ilişki başlamadan bu korkuyu yaşayan kaç kişi var aranızda tam sayıyı veremem ama var olduklarından eminim. Düşünsenize daha ortada fol yok yumurta yok ama içinizde bu korku var. O zaman özellikle ” güven korkusu “ yaşayan okuyucularımıza ilaç gibi gelecek bir yazı başlıyor.
Bir kere insan doğası gereği bir kadın bedenine bağlı olarak başlıyor hayata. Güven noktası da ilk orada başlamakta. Güvenmek zorundayız gibi bir başlangıçla geliyorsun dünyaya. Daha sonra kendi değer yargıların kararların veya makul bulduğun doğrulara inanarak ve bu doğrulara kendi iç dünyanda anlam yükleyerek devam ediyorsun yürüdüğün yola. İnsan sosyal bir canlı olduğu için sosyalleşme aşamasında diğer bireylerle iletişim kurabilmesinden ziyade daha sağlıklı ilişkiler kurabilmesi için ilk önce bu güven duygusuna ihtiyaç duyar. Yani şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, iki insan arkadaş olsun sevgili olsun dost olsun fark etmeksizin fiziksel çekimden ziyade kişiye inanmak veya güvenmek hissiyatını yaşamak ister. Özellikle duygusal ilişkiler, evlilikler veya ilişkinin ilk dönemleri bu güven olgusunun paylaşımlar ve gözlemlerle oluşmaya başladığı dönemlerdir. Bu dönemlerde güvenin etkisi ilişkiyi vezirde yapar rezil de eder. Şimdi bana gelen mailler ve sizlerin sorduğu ” İLİŞKİLERDE GÜVEN SORUNU “sorular doğrultusunda ilişkilerde güven sorununun asıl nedenlerini ve bunu çözüme ulaştırmak için neler yapabileceğimizi aktarmak istiyorum.

Partnerinize ne kadar güvendiğinizi biliyor musunuz?
Yakın ilişkilerde güvenin partnerlerin her ikisi tarafından karşılıklı olarak inşa edildiğine dikkat çekerek; “Güven karşılıklı ise ilişkide güvenden söz edilir, partnerlerden birinin diğerine güvenmediği bir ilişkide güven yok demektir. Öte yandan, güven ne kadar yavaş oluşuyorsa, o kadar da hızlı bir şekilde yok olabilir. Hatta bir gün gelen bir telefonla veya telefonda yakaladığınız bir mesajla her şey bitebilir”.Tam bir güvenle başladığı düşünülen bir ilişkide güvenin zaman içinde netleşip şekillenerek ya sağlamlaşacağını ya da zayıflayacağını,partnerlerin birbirlerine ne kadar güvendiklerini anlamak için kendilerine sorabilecekleri soruları:

Benim ne kadar yanımda?
“Partnerinizin fiziksel ve duygusal olarak hayatınızda ne kadar yer aldığı, yani sizi ne kadar dinlediği, anladığı, desteklediği, sorunlarınıza, endişelerinize ve korkularınıza duyarlı olup olmadığı, sizi ne ölçüde umursadığı, sizin için ne gibi özverilerde bulunduğu ve size olan toleransı ona olan güveninizi sağlamlaştıracak önemli faktörlerdir. Partnerinizin sizi ve hayatınızı her alanda tam anlamıyla kucakladığını ve her zaman, her koşulda yanınızda olduğunu hissetmeniz kendinize, partnerinize ve ilişkinize olan güveninizi arttırır.”

Tutarlı ve istikrarlı mı?
“Tutarlılık güveni oluşturan temel kavramlardan biridir. Partnerinizin duygu, düşünce, tavır ve davranışlarının çelişkili olmaması, her bakımdan sürekli uyumlu, dengeli ve istikrarlı olması, onun hangi durumda nasıl davranacağını bilmenizi sağlar. Böylece onun karşısında kendinizi savunmasız hissetmezsiniz; gel-gitli ve çalkantılı bir ilişki yaşamayacağınıza dair güven duyarsınız.

Özü sözü bir mi?
“Partnerinizin söyledikleriyle yaptıklarının örtüşmesi, verdiği sözleri tutması, size karşı dürüst olduğunu bilmenizi sağlar. Ne diyorsa ona inanır ve güvenirsiniz. Söyleyip yapamadığı şeyler olduğunda mutlaka geçerli bir nedenin olduğundan emin olursunuz. Söylediği başka, yaptığı başka olan kişilerin partnerleri sürekli bir endişe içinde olur ve ilişkiyi kontrol altında tutmaya çalışırlar.”

Onunla etkili iletişim kurabiliyor muyum?
“Güvenin göstergelerinden biri sağlıklı ve kolay iletişimdir. Partnerinizle kurduğunuz iletişim ona güvenip güvenmediğiniz konusunda ipuçları taşır. Onunla konuşmakta güçlük çekiyorsanız, söyledikleri sizde şüphe uyandırıyorsa, küçük tartışmalar büyük kavgalara dönüşüyorsa, nasıl tepki verebileceğinden emin olamadığınız için içinizden geldiği gibi konuşamıyor, sözlerinizi seçerek konuşmak zorunda kalıyorsanız ona güveniniz tam değil demektir.
 Beni tedirgin ediyor mu?
“Partnerinize güvenmiyorsanız, kendinizi güvende hissetmezsiniz. İlişkinizle ilgili sürekli bir tedirginlik ve çekince yaşarsınız, içiniz tam anlamıyla rahat olmaz. Çünkü her an partnerinizden sizi üzecek bir hamle beklersiniz. Kendinizi güvenceye almak için sürekli kontrolü elinizde tutmak zorunda hisseder ve partnerinizi eleştirirsiniz. Ona olan güvensizliğiniz olumsuz düşüncelere odaklanmanıza neden olur.Albert Camus’nun söylediği gibi ‘Düşünce arttıkça tedirginlik de artar’ ve partnerinizin şüpheli söz ve davranışlarını tehdit edici olarak görebilirsiniz. Bu da küçük sorunlara aşırı tepki vermenize neden olabilir.”

Geçmişi konusunda açık mı?
“Osho’nun ‘Kuşkunun olmadığı yerde güven doğar’ sözüyle vurguladığı gibi, kuşku ile güven bir arada olamaz. Partnerinizin sizden önceki hayatında ya da ilişkilerinde yaşadıklarını açık bir şekilde anlatmaması ve sizin onları sonradan bir şekilde öğrenmeniz sizde kuşku uyandırır. Kafanızda giderek artan soru işaretleri ve kuşkular bir süre sonra sizi paranoyakça diyebileceğimiz evham ve vesveseler içinde bırakır.”

Yalan söylüyor mu?
“Nietzsche’nin ‘Bana yalan söylediğine üzülmedim, bundan sonra sana inanamayacağıma üzüldüm’ sözünde vurguladığı gibi yalan, güvenin birinci düşmanıdır. Zararsız beyaz yalanlara tüm ilişkilerde zaman zaman başvurulsa da bunların sık olması ve beyaz yalan olmaktan çıkması güveni temelinden sarsar. Partnerinizin yalan söylediğini fark ettikten sonra, her söylediğini sorgulamaya, doğru olup olmadığını test etmeye çalışırsınız. Sır sakladığını düşünürsünüz ya da sizi aldatıyor olduğu ya da olabileceği düşüncesine kapılırsınız. Bu durumda güvenin yerini bir süre yalan söyleyenin otokontrolü ve bilgi vermeyi seçme süreci alır.”

Güven ile güvensizlik arasında ince bir çizgi vardır
Güven ile güvensizlik arasında ince bir çizgidir.: “Güven duygusu, kendimiz, partnerimiz ve ilişkimiz hakkında olumlu düşüncelerimizin ve duygularımızın olmasını sağlar. Güven ilişkilerdeki sorunların ve çatışmaların çözümünü kolaylaştırır, çünkü partnerimizin bizi kasıtlı olarak incitmeyeceğine inandığımız için ona karşı hoşgörülü oluruz, hatalarını kolaylıkla affederiz. Bunun sonucunda güven partnerimize olan bağlarımızı sağlamlaştırır. Ancak güvenmek risk almaktır. Güvenimizin doğru ya da boşa çıkma ihtimali yüzde ellidir. Güven ile güvensizlik arasındaki ince çizgiyi bir kere geçtikten sonra geri dönülmez. Yalan, aldatma, dürüst olmama ve tutarsız davranışlar, güveni geri dönülmez çizginin ötesine geçirir. Hatta Shakespeare’nin dediği gibi ‘Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene asla geri dönmez.’”



Bu yazı 787 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI