Bugun...
istanbul evden eve nakliyatreplika saatbahcelievler evden eve nakliyat

duzce satilik daire

pendik evden eve nakliyat

/a>
İSLAM ÜLKELERİ BİLİM VE TEKNOLOJİDE NEDEN GERİ KALDI


Öğr. Gör. Zeki Diril PERGEL
hzekidiril@gmail.com
 
 

İslam dünyasının bilime yön veren rolü nerdeyse 700 sene önce sona erdi. Özellikle 8. ve 13. Yüzyıllar arasında altın çağını yaşayan bilim nasıl oldu da bugünlere geldi, Buna sebep olanlar konusunda birçok yazının yazıldığı, tartışıldığı aşikardır.

Dünyadaki 57 İslam ülkesinin nüfusu dünya nüfusunun yaklaşık %25’i ancak 2012 itibariyle bu ülkelerin aldıkları patent sayısı tüm patentlerin sadece %2’sini, çıkardıkları bilimsel yayınlar toplam yayınların %6’sını ve araştırma harcamaları ise dünyanın sadece %2,4’üne denk geldiğini görüyoruz. Nüfusuna oranla bu sayıların %25 civarlarında olması gerekirdi. Bunun yanı sıra tüm İslam dünyasında bilimde alınan Nobel ödülü sayısı sadece 3 (üç). Bunlar Muhammed Abdul Salam(Fizik,1979), Ahmet Zevail (Kimya,1999) ve Aziz Sancar (Kimya,2015). Bunlara Nobel edebiyat, ekonomi ve barış ödüllerini dahil edersek İslam dünyasının bugüne kadar aldığı ödül sayısı 12’dir. Gurur duymalıyız ki bu 12 ödülün 2’si ülkemiz insanına aittir, Orhan Pamuk ve Aziz Sancar.

Dünyadaki nüfusu yaklaşık 1,5 milyar olan Müslümanların 12 Nobeline karşılık tüm dünyada toplam nüfusu sadece 35 milyon olan Yahudilerin tam tamına 170 ödülü var. İslam ülkelerinin dünyadaki en iyi 400 üniversitesi arasında sadece 10 kadar üniversitesi, ilk 100 üniversite arasında ise hiç üniversitesi bulunmamaktadır. İslam ülkelerinde gayri safi yurt içi hasıladan araştırma ve geliştirmeye ayrılan pay ortalama %0,5 iken, gelişmiş ülkelerde bu oran %2-3 civarındadır. Peki bütün bu geri kalmışlığın nedeni bu rakamlar mı ? Eğer bu rakamlar daha yüksek olsaydı durum çok mu değişik olacaktı. Bu tartışılır, İslam dünyası olarak şapkamızı önümüze koyup düşünelim. Bilim ve teknoloji her türlü düşüncenin rahatça konuşulduğu, kimsenin kimseyi düşüncesinden dolayı yargılamadığı ortamlarda büyür ve gelişir.

Her milletten bilim adamını devşirmiş, 100 yıl gibi bir sürede dünyanın bugünkü bilim ve teknolojide süper gücü haline gelmiş ve her yıl Nobel ödüllerini süpürüp götüren Amerika acaba bunu nasıl başarmış. Bilimde Nobel ödülü alan 3 müslüman bilim adamı kendi ülkerinde değil Abd’de yaptıkları çalışmalarla bu ödülü aldılar.

İslam ülkelerinin soramadığı soruları kendimize soralım.

1.İslam ülkelerinin geneli neden dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer almaktadır? Neden dünya kalkınmış ve çağın bilincine ulaşmış bir tek İslam ülkesi yok?

2.İslam ülkelerinde yaşayan halkın eğitim seviyesi neden dünya eğitim seviyesi en düşük olan milletler arasındadır?

3.İslam ülkelerinde neden bilim gelişmiyor ve bilim adamı yetiştiremiyor? İslam ülkeleri neden dünyaya teknoloji ve bilim alanlarında katkı sunamıyor?

4.İslam ülkeleri neden bağımsızlıklarını kaybedip Batı devletleri tarafından yönetilen, sömürülen ve aynı zamanda onlar tarafından korunmaya muhtaç bir duruma düştü?

5.İslam ülkelerinde neden insan hakları ihlalleri oldukça çok? Temel insan hak ve hürriyetleri neden İslam ülkelerinde kısıtlı? İslam ülkelerinde neden kendilerine özeleştiri yapacakları bir ortam oluşmadı?

6.Batı modern yaşama kolay adapte olurken, Müslümanlar neden çoğunlukta geleneksel yaşam biçimlerine bağlı kalarak, geçmişe ve içine dönük yaşıyor?

7.İslam ülkeleri neden kötü gidişlerin nedenlerini etraflıca araştırıp ortaya koyamıyor ve sorunlarına kalıcı çözümler üretemiyor?

8. İslam ülkelerin neden kadın erkek eşitliği konusunda bir uçurum var?

İslam ülkeleri ne zaman ki bir zihniyet değişimiyle yaşadıkları her sorunu, çözüm aramak yerine çalışmamaya ve araştırmamaya başladılar İşte o zaman bugünkü geri kalmışlığı yaşamaya başladılar. İslam ülkeleri ne zaman çağın bilincinden, akıl ve bilim çizgisinden uzak yaşamaya başladılar işte o zaman köle olmaya, sömürge olmaya başladılar.

2015 yılında George Washington Üniversitesi’nde iki Müslüman Profesör Scheherazade S. Rehman ve Hossein Askari tarafından yapılan ve 153 ülkeyi kapsayan İslamilik Endeksi İslam ülkelerindeki acı tabloyu net bir şekilde ortaya koydu. Yukarıda sorular cesur bir şekilde İslam ülkelerinde sorulmadığı için, itaat kültürü beraberinde köleliği getirdiği için yapılan İslamilik Endeksinde de  İslam ülkeleri sınıfta kalmıştır.

Yapılan bu endekste aşağıda belirtilen 12 kriter çerçevesinde incelenmiştir;

1. Toplumun tüm üyelerine eşit iktisadi fırsatlar,2. İktisadi adalet,3. Sözleşmelerin ve mülkiyet haklarının korunması,4. Çalışmak isteyen herkese istihdam imkânlarının oluşturulması,5. Eğitim imkânlarının eşit sağlanması,6. Yoksulluğun önlenmesi ve temel ihtiyaçların karşılanması (gıda, yiyecek, elbise, sağlık gibi),7. Vergilerin toplumun diğer ihtiyaçları için kullanılması,8.Tabii kaynakların toplumun bugünkü ve gelecekteki üyeleri düşünülerek yönetilmesi,9. Yolsuzluğun önlenmesi,10. Destekleyici bir finansal sistem oluşturulması,11. Faizin kaldırılması da dahil finansal temaüller,12. Devlet yapısının bu ihtiyaçları karşılayacak verimlilik ve etkinlikte olması.

Çalışmaya dâhil olan İslam ülkeleri ise; İslam'ı devletin resmi dini olarak kabul eden ülkeler, İslam'ı devletin ana dini olarak kabul eden ülkeler, Dikkate değer bir Müslüman nüfusa sahip olan ülkeler ile Kendilerini ‘İslam Cumhuriyeti' olarak ilan eden ülkeler şeklinde kategorileştirilmiştir.

Gelelim İslamilik Endeksinin sonuçlarına: 2015 yılında yapılan İSLAMİLİK ENDEKSİ sonuçlarına göre ilk 30 sırada hiçbir İslam ülkesi yer almamıştır.

KAYNAK=1-Fatih Gökgöz 2-Bilim Bloğu

 



Bu yazı 938 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI